|
Ülke genelindeki organize sanayi bölgelerinin sadece
yüzde 14'ünde arıtma tesisi var. Türkiye'deki 3 bin 215
belediyeden kanalizasyon sistemine sahip olanların sayısı
141. Yerel yönetimler altyapıya öncelik vermediği için
kanalizasyon sularının yüzde 98'i hiç arıtılmadan ırmak ve
denizlere bırakılıyor.
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın verilerine göre, su
kaynaklarını kirleten illerin başında İstanbul geliyor.
Alibeyköy ve Kağıthane dereleri ile Haliç, Melen Çayı ve
Marmara Denizi, sanayi tesislerinin kuşatması altında.
Ankara'nın tehdit ettiği en büyük su kaynağı ise Kızılırmak.
Ayrıca Ankara Çayı aşırı kirlilik sebebiyle kurudu.
İzmir'de,
Gediz, Küçük Menderes ve Büyük Menderes ırmakları ciddi
oranda kirleniyor. Diğer illerdeki durum da farklı değil.
Erzurum'un bütün kanalizasyonu Fırat Nehri'nin kaynağı olan
Karasu Çayı'na dökülüyor. Fırat, Dicle, Sakarya, Ergene,
Aras ve Çoruh nehirleri ile birçok göl çevredeki iller
tarafından kirletiliyor. Tuz Gölü'ne günde 200 bin ton atık
dökülüyor.
Birleşmiş Milletler'in verilerine göre, dünya nüfusunun
üçte biri, yaşamak için gerekli suya ulaşmada büyük sıkıntı
çekiyor. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi
başına düşen yıllık su miktarının en az on bin metreküp
olması gerekiyor. Türkiye'de bu oran bin 430. Yaklaşık 15
yıl sonra Türkiye, su sıkıntısı çeken bir ülke durumuna
düşecek.
Son yarım asırda, 1 milyon 300 bin hektar sulak alan geri
dönüşü olmayacak biçimde kaybedildi. Bu bölgelerin tarım,
sanayi ve yerleşim alanlarına dönüştürülmesi, kaçak avcılık,
balıkçılık ve zararlı atıklar sulak alanların yok olmasına
yol açtı. Trakya'da 10 yıl önce 4 metreden çıkan taban
suyuna artık 250 metreden önce rastlanamıyor. Konya
Ovası'nda bu rakam 450 metre civarında. Bu da çölleşme
anlamına geliyor.
Sulak alanlarda kirlenmenin ve aşırı kullanımın önlenmesi
için havza yönetimine geçilmesi gerekiyor. Türkiye'nin
sadece yüzde 7'sinde çevre düzeni bulunuyor. Çevre ve Orman
Bakanlığı'nın 3 yıl önce 54 ilde başlattığı havza planı
çalışması halen sürüyor.
Türkiye 15 yıl sonra su fakiri olacak
Çevre ve Orman Bakanlığı'nın verilerine göre,
Türkiye'deki birçok yerleşim bölgesinde hiçbir katı ve sıvı
atık arıtma tesisi bulunmuyor. Arıtma tesisi bulunmayan
sanayi kuruluşları temiz su kaynaklarını kirletmeye devam
ediyor. CHP Bursa Milletvekili Kemal Demirel, 23 ildeki su
kaynaklarının durumunu soru önergeleriyle Çevre ve Orman
Bakanlığı'na sundu. Bakan Osman Pepe, verdiği cevaplarda
Kilis dışındaki tüm bu illerdeki akarsuların ve göllerin
kirletildiğini açıkladı.
Buna göre, Kızılırmak Kayseri, Sakarya Nehri Sakarya,
Ulubat ve İznik gölleri Bursa, Aras ve Çoruh nehirleri
Erzurum, Fırat Nehri ve Atatürk Barajı da çevre iller
tarafından kirletiliyor. Nisan 2006'da yürürlüğe giren yeni
Çevre Kanunu'nun geçici 4. maddesine göre, atıksu arıtma ve
evsel nitelikli katı atık bertaraf tesisini kurmamış
belediyeler ile atıksu arıtma tesisi olmayan organize sanayi
bölgelerinin bu yöndeki projelendirmelerini en geç bir yıl
içerisinde bakanlığa sunmaları gerekiyor.
Projelerin hayata geçirilme süresi olarak da nüfusu 100
binden fazla belediyeler için 3, 50-100 bin arası olanlar
için 5, 10-50 bin arası için 7, 2-10 bin arası olanlar için
de 10 yıl süre tanınıyor. Bu süreçte tesislerini kurmayan
belediyelere 10 bin YTL ile 50 bin YTL arasında para cezası
verilecek. Sanayi bölgelerine arıtma tesislerinin kurulması
için 2 yıl süre tanınırken, bu sürenin geçirilmesi durumunda
100 bin YTL para cezası öngörülüyor.
Yuvacık skandalı Hazine'yi korkuttu
Altyapı açısından Avrupa Birliği standartlarına ulaşmak
için yaklaşık 30 milyar Euro'luk yatırım yapmak gerekiyor.
Bunun için en makul yol, AB fonları ve uluslararası
krediler. Ancak Yuvacık Barajı'nda olduğu gibi bazı
belediyelerin devlet garantisiyle aldıkları krediyi
ödememesi ve proje maliyetinin şişirilmesi bu yolu tıkadı.
Kötü örnekleri dikkate alan Hazine, yerel yönetimlere
garanti vermeyi durdurdu. Çevre konusundaki yasal mevzuat da
yeterli değil. 26 Nisan 2006 tarihinde yürürlüğe giren yeni
Çevre Kanunu, su kaynaklarını kirleten belediyeler ve sanayi
bölgelerine ceza öngörmüyor. Arıtma tesisi kurmaları için
belediyelere 10 yıl, sanayi bölgelerine 2 yıl süre
tanınıyor.
Kirlenmeyen nehir yok
Bursa: Nilüfer Çayı, Uluabat Gölü, İznik Gölü,
Mustafakemalpaşa Çayı ve Kocasu Çayı endüstriyel atıkların
tehdidi altında.
Kayseri: Arıtma tesisi olmadığı için atıklar
Kızılırmak ve Zamantı nehirlerine boşaltılıyor. Sultan
Sazlığı hızla kirleniyor.
Siirt: Şehrin kanalizasyonu Botan Çayı'na dökülüyor.
Arıtma tesisi olmadığı için Kezer ve Başur çayları da
kirleniyor.
Rize: Tüm yüzeysel sularda kirlilik var. Altyapı
eksikliği sebebiyle şehrin kanalizasyonu Karadeniz'e akıyor.
Sakarya: Sanayi tesisleri atık sularını Sakarya
Nehri, Mudurnu Çayı ve Sapanca Gölü'ne döküyor. Belediyenin
arıtma tesisi var.

|